yetişkin eğitimi

now browsing by tag

 
 

Yetişkin Eğitimi Nereye Koşuyor!

Halk Eğitimcisiz Halk Eğitimi!

Ya da Yetişkin Eğitimi Nereye Koşuyor!

Önce bir soruyla başlayalım. YÖK (Yükseköğretim Kurulu) bir raporla Tıp Fakültelerinin lisans bölümlerinin gereksizliğine hükmedip, artık Tıp Doktoru, Hekim olmanın Uzmanlıkla olacağına hükmedebilir mi? Eh, artık tıp mezunları olmayacağına göre, Doktor olmak demek Biyoloji, Fizik, Mühendislik hatta İşletme mezunları için bir uzmanlık programına katılmak demek! Sadece uzmanlık yaparak doktor olunabilir mi? Saçma olduğunu kabul ediyorum az sabredin!

Yine Tıp alanından devam edelim. Peki artık Göz Hastalıklarına gerek yok! Bu konuda diğer uzmanlık alanları hizmet vere! Diye bilir mi? Olur mu öyle şey? Uzmanlığın bu kadar önem kazandığı günümüzde laf mı bu? Bırakın Göz hastalıklarının başka uzmanlık alanları tarafından sağaltılmasını, Göz Hastalıklarının dahi bazı alt uzmanlık alanlarına sahip olduğunu ve tam da bu nedenle tüm dünyanın tersine bu alanın yok sayılamayacağını aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz! Yine haklısınız…

Halk Sağlığının önemi burada tartışılamayacak kadar geniş bir konu elbette. Tıp’ta geleneksel veya modern tüm dallar önemlidir. Bunu en çok da, hangi dal -hatta mikro dallar da buna dahil- olursa olsun, o alanın sağladığı hizmete ihtiyaç duyanların bileceği kuşkusuz.

Peki Ya Konu Halk / Yetişkin Eğitimi ise?

Halk Sağlığı önemli dedik? Ya Halk Eğitimi?

Şamanist döneme, Horasan Erenlerine, Medreselere, Meddah Geleneğine, Ahilik örgütüne hatta Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye’nin “Çırak Okulları”na girmeden son yüzyıldan, Halk Eğitimi açısından bazı kilometre taşlarına değineceğim.

1911’de Etham Nejat, 1914’te İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu “Adam Yetiştirmek” üzerine kafa yormuşlardır. Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte yeni harflerden önce ve sonra okuma – yazma seferberliklerine başlanıyor. 1926 yılında ilk Halk Eğitimi birimi “Halk Terbiyesi Şubesi” kuruluyor. Yeni harflerle birlikte, Millet Mektepleri, Okuma Odaları, Halk Evleri ve eğitimi o zaman çoğunluğu köylü olan topluma yaymak için ise Köy Enstitüleri önemli bir işlev görüyor.

Mesleki – Teknik Halk Eğitimi alanında ise Akşam Okulları, fabrikalarda Çıraklık Eğitimi ve İşe oryantasyon Eğitimi, Gezici Kadın ve Erkek Kursları uygulamalarına gidiliyor.

İki önemli eğitici Türkiye’ye gelerek Eğitim Sistemi ve Yetişkin Eğitimi ile ilgili rapor hazırlamışlardır. John Dewey ve Dickerman.

1956 yılından itibaren Halk Eğitimi Merkezleri (HEM) açılmaya başlıyor. 1965 yılında ise Ankara Üniversitesi Halk Eğitimi lisans bölümünü açıyor. 1973 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu ile eğitimin Örgün ve Yaygın (Halk Eğitimi) olarak iki alt sistemden oluştuğu kabul ediliyor. 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yetişkin Eğitimi yüksek lisans programı açı. 1990 yılında Marmara Üniversitesi Halk Eğitimi lisans bölümünü açıyor. Yine 1990 yılında XIII. Milli Eğitim Şurası, tamamen Halk Eğitimi konusuna odaklandı ve yetişkin / halk eğitimci – uzman gerekliliğini işliyor.

Buraya dikkat. XIII. Milli Eğitim Şurasından sadece yedi yıl sonra, 1997 yılında YÖK, bir rapora dayanarak, zaten çok az olan ve esasen sayısal olarak arttırılması gereken Halk / Yetişkin Eğitimcisi yetiştiren iki bölümü Ankara ve Marmara Üniversiteleri Halk Eğitimi bölümlerini kapattı! Şaka değil, olan bu…

Günümüzde, nüfusumuzun yarıdan fazlası kentlerde yaşıyor. Mesleksiz, işsiz nüfusun artması ve göç,  dikkatleri kentteki yetişkinlere çekmiştir. Kentlerde yaşayan yetişkinlerin değişik eğitim gereksinim ve isteklerini karşılayacak yetişkin eğitimi programlarının hazırlanması önem kazanmıştır. Yetişkin eğitimi konusunda “Halk / Yetişkin eğitimi nedir, kim uygular, nasıl olmalıdır” sorularının yanıtları aranmaktadır.*

Son olarak 1997 yılında öğrenci alan Halk Eğitimi bölümü mezunlarının önemli bir kısmı, Milli Eğitim Bakanlığı’nda ancak Örgün Eğitim’de çalışmaktadır. Niye Halk Eğitimi yerine örgün eğitimi tercih ediyorlar konusunda elimizde bilimsel bir veri olmamakla birlikte birkaç şey söylenebilir. Birincisi; örgün eğitimde çalışmak yaygın eğitime göre daha kolay, bunu en iyi, çocuk eğitimi (Pedagoji)’nin yanında yetişkin eğitimi (Andragoji) alanında yetişen Halk Eğitimi mezunları bilir. İkincisi, mesleğe örgün eğitimde başlamak zorunda kalan Halk Eğitimcinin, örgün eğitime alışması ve değiştirmek istememesi olabilir. Üçüncüsü, Halk Eğitimi bölümlerinin kapatılmasının getirdiği, alana küskünlük olabilir. Bir başka neden ise kadro sorunları olabilir. Mesela Rehberlik ve Yetişkinlere Rehberlik alanında uygulamada içeren 10 krediden fazla ders alan Halk Eğitimcilerin Halk Eğitimi Merkezleri başta olmak üzere Yetişkin Eğitimi kurumlarına Rehber Öğretmen olarak atanamamasıdır. İşin ilginç yanı ise şudur: Bir dönem, Halk Eğitimi mezunları, Milli Eğitim Bakanlığında mevcut okullara Rehber Öğretmen olarak atandığında, söylemediklerini bırakmayan PDR alanı mensupları, konu PDR mezunlarının Yetişkin Eğitimi Kurumlarına kendilerinin atanması olunca pek suskun kalmaktadırlar.

Yetişkin Eğitimcisine Gerçekten İhtiyaç Var mı ?

1997 yılından yani Halk Eğitimi bölümleri kapatılıp, son mezunlarını verdiği iki binli yılların başlarında özellikle, Avrupa Birliği ile entegrasyon çerçevesinde, önemli ölçüde bir Yetişkin Eğitimcisi ihtiyacı belirdi. Zira özellikle Eğitim Projelerinin hem hazırlanma hem de uygulanma aşamasında sadece Pedagoji değil aynı zamanda Andragoji (Yetişkin Eğitimi) bilen eğitimciler gerekiyordu. Hazırlana projeler incelendiğinde küçük bir kısmının Andragojiye uygun olduğu görülmektedir. Çünkü bu alanda yetişmiş çok kısıtlı insan gücümüz heba edilmiştir. Ek bilgi: Halk Eğitimi lisans programı Yetişkin Eğitiminde Program / Proje Hazırlamayı zorunlu ders olarak içeriyordu!

Özellikle Sivil toplum örgütleri, iş arama sitelerinde aradığı personelin, yetişkin eğitimi mezunu, ya da bu konuda bilgili olmasını vurgulamaktadır. Ara ki bulasın!

Türk Milli Eğitim Sistemi, Yaygın Eğitimi içerdikçe, Halk Eğitimine önem verdikçe, bu alanın uzmanlarını bünyesine almak zorundadır. Geçenlerde gazetelere yansıyan bir haberde, Halk Oyunları Kurslarının Kaldırılacağı Çünkü bu kurslarda, kursu bırakmanın çok fazla olduğunu – Nedeni araştırmak yerine – söyleyen Halk Eğitimci (!) yaklaşımıyla ileri gidilemeyeceği kesindir.

Son Söz

1990’lı yıllar eski Türkiye’yi temsil ediyor olarak kabul edilebilir. XIII. Milli Eğitim Şurası’nda Halk Eğitimcisi / Yetişkin Eğitimcisi ihtiyacına vurgu yapılırken yedi yıl sonra Halk Eğitimi bölümlerini kapatmak böyle bir şey mesela. Ancak Mevcut iktidar eğitime önemi sürekli vurgularken, maalesef bu tuhaf durumda herhangi bir düzenlemeye gitmemiştir.

YÖK, geçmiş yanlış uygulamayı düzeltebilir çünkü bu alanda Avrupa ve Amerika başta olmak üzere tüm dünyada lisans programları bulunmaktadır.

Talim Terbiye Kurulu ve Devlet Personel Başkanlığı Halk / Yetişkin Eğitimi alanı çıkışlı bir avuç Yetişkin Eğitimciyi değerlendirecek önlemler alabilir.

Bir alanda Doktorluğun olmaması bir grup insanı, Bir alanda Eğitimin olmaması bütün toplumu üzer…

Müfit Mutlu

Yetişkin Eğitimcisi – Kariyer Danışmanı

* Yetişkin Eğitimi Sempozyumu “Bildiriler” 

Benzer Konular

Gönderiyi Paylaşmak İster misiniz ?Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on LinkedInShare on VKShare on Google+Print this page