ALES açılımı

now browsing by tag

 
 

ALES Sınavı Değişiyor !

ALES Sınavı Değişiyor !

YÖK ( Yükseköğretim Kurulu ) adına YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç’ın beyanlarını da içeren bir açıklama yapıldı. Söz konusu açıklama uyarınca ALES ( Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı )’in köklü şekilde değiştirilerek, daha yalın ve işlevsel bir hale geleceği vurgulanmaktadır.

Açıklamada; 1997 yılında başlayan LES ( Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı )’in 2007 yılında Öğretim Üyesi dışındaki akademik personel seçiminde de kullanılmak üzere adının ALES olarak değiştirildiği ve yapısal olarak GRE, GMAT gibi uluslararası testlere benzediği vurgulanmakta olup, mevcut durumda 4 başlık altında ( Sayısal 1. Sayısal 2, Sözel 1 ve Sözel 2 ) 40’ar dan toplam 160 soru ve 180 dakika şeklinde uygulandığı, genel yeterlilikleri ölçmeye yönelik bir test olması nedeniyle farklı disiplinlere başarıyla uygulandığı belirtilmektedir.

Yine aslında sayısal akıl yürütmeyi ölçmesi gereken Sayısal bölüm, daha ziyade temel matematik bilgisini ve sözel akıl yürütmeyi ölçmesi gereken Sözel bölümün daha ziyade temel dil bilgisini ölçmesi, aslında sınavın bir ölçüde amacından saptığını, ayrıca tek oturumda bu kadar fazla soru yanıtlamanın da  odaklanma ve motivasyon sorunlarına yol açabildiği, puan hesaplanmasıyla ilgili bazı haksızlıklar yapılabildiği, sınav geçerliliğinin GRE gibi benzerlerinde 5 yıl olmasına karşı 3 yıl olduğu gibi konularında özeleştiri yapılmıştır.

Tüm bu durum tespiti sonrası yeni bazı düzenlemeler şu şekilde belirtilmiştir;

  • ALES test sayısı 4 bölümden ( Sayısal I – II ve Sözel I – II ), 2 bölüme ( Sayısal ve Sözel ) indirilecektir.
  • ALES Test içerikleri yeniden düzenlenecektir.
    • Sözel Bölüm;  temel dilbilgisi becerilerinin yanı sıra daha çok sözel akıl yürütme becerilerini ölçmek amaçlanmıştır.
    • Sayısal Bölüm; adayların sıralama, çözümleme, analiz etme, yorumlama ve mantıksal akıl
      yürütme gibi daha çok ileri düşünme becerilerinin ölçülmesi amaçlanmıştır.
  • Soru Sayısı; mevcut durumda 160 soru ve 180 dakika şeklinde olan sınav, 100 sorudan oluşacak ( 50 Sözel ve 50 Sayısal ) ve sınav süresi 150 dakika olacaktır.
  • Eşit Ağırlık Puan hesabı; daha önce, Sayısal ve Sözel ağırlıkları % 60 a % 40 şeklindeyken, yeni yapıda ağırlıklar % 50 ye % 50 olacaktır.
  • Son olarak; ALES  geçerlilik süresi 3 yıldan 5 yıla çıkartılacaktır.

 

kaynak: yok.gov.tr

Benzer Konular

Gönderiyi Paylaşmak İster misiniz ?Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on LinkedInShare on VKShare on Google+Print this page

Sınav Öncesi Öneriler

Sınav Öncesi Öneriler

Eğitim hayatının her aşaması sınavlarla bezeli. Temel Eğitimden Orta Öğretime Geçiş (TEOG) Sınavı, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS), Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS), Akademik Personel ve Lisansüstü Giriş Sınavı (ALES) bir çırpıda akla gelen sınavlar.

Sınav denince, sınavda yüksek performans göstermek, en azından sınavın oluşturduğu atmosferden olumsuz etkilenmeden, verimli bir sınav geçirebilmenin önemi ön plana çıkıyor.  İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji bölüm başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, özelde TEOG, genelde ise bütün sınavlarda, sınav performansını etkileyebilecek faktörlerden söz ediyor. Doç. Dr. KoçkarSon dakikada uykusuz kalarak aşırı çalışmanın işe yaramadığı biliniyor. Bu nedenle 20-50 dakikalık çalışmalar yapıp 5-10 dakika ara vererek çalışılması uzun dönemli olarak hatırlama konusunda daha iyi sonuçlar elde edilmesine yardımcı olacaktır.

Kardiyak Egzersizler

Doç. Dr. Koçkar, beslenme ve egzersizlerin önemini “Bilimsel araştırmalar 20 dakikalık kardiyak egzersizlerinin hatırlama konusunda anlamlı etkileri olduğunu bildiriyor. İster dans edin, ister yürüyüş yapın ya da koşun, her durumda enerji seviyesi yükselecek ve stresle başa çıkma becerisi artacaktır. Dengeli beslenmek her zaman işe yarıyor, bu defalarca kanıtlandı. Sadece sınav gününde değil öncesinde de dengeli beslenmenin kıymetli olduğunu biliyoruz.” sözleriyle dile getiriyor.

Farklı mekanlarda çalışmanında olumlu etkisini belirten Doç. Dr. Koçkar sözlerini şöyle sürdürüyor “Evin farklı kısımları hatta bir başka yerde daha çalışmak ise yarayacaktır. Gece-gündüz uyumadan çalışmanın yararlı olmadığını biliyoruz. Üstelik bu sadece kaygıyı artıracaktır. Bunun yerine planlı-programlı ve dengeli bicimde tüm konulara çalışmak başarının yoludur. Bazı öğrenciler TV izleyip, mesaj atıp, bir yandan da müzik dinlerken çalışabilmektedir. Ancak bu durumda bilgilerin kalıcı olmaması söz konusu olabilir. Dikkat dağıtıcılar kaldırılırsa bilgilerin belleğe yerleştirilmesi daha kolay olacaktır. Bilgileri tekrar tekrar okumanın, altını çizmenin ya da özet çıkartmanın ise yaradığını düşünebilirsiniz ancak, araştırmalar çok miktarda test çözmenin daha fazla ise yaradığını ortaya koymaktadır”

kaynak : ihlas haber

Benzer Konular

Gönderiyi Paylaşmak İster misiniz ?Share on FacebookTweet about this on TwitterPin on PinterestShare on LinkedInShare on VKShare on Google+Print this page